Bitcoin, Satoshi Nakamoto‘nun ortadan kaybolmasından sonra da büyümeyi sürdürdü. Ancak 31 Ekim’de whitepaper’ın 18. yılı geride kalırken yeni bir soru gündeme geldi: Yapay zeka, Bitcoin’in ge
Bitcoin, Satoshi Nakamoto‘nun ortadan kaybolmasından sonra da büyümeyi sürdürdü. Ancak 31 Ekim’de whitepaper’ın 18. yılı geride kalırken yeni bir soru gündeme geldi: Yapay zeka, Bitcoin’in geçmişini çözerken gelecekte güvenliğini de tehdit edebilir mi? Satoshi’ye atfedilen 1,1 milyon BTC de bu tartışmanın merkezinde.
Satoshi’nin 85 Milyar Dolarlık Serveti Hâlâ Hareketsiz
Satoshi Nakamoto, 31 Ekim 2008’de Bitcoin whitepaper’ını yayımladı. Önerdiği sistem, bankaya veya güvenilir bir aracıya ihtiyaç duymadan dijital para transferi yapılmasını sağlıyordu. Ağdaki bilgisayarlar işlemleri doğruluyor ve aynı Bitcoin’in iki kez harcanmasını önlüyordu.
Satoshi, 2010 yılında kamuya açık paylaşımlarını bıraktı. Kimliği hâlâ bilinmiyor. Ancak erken dönem madencilik kayıtları, yaklaşık 1,1 milyon BTC’yi ona bağlıyor.
Bu Bitcoin’ler bugüne kadar büyük ölçüde hareketsiz kaldı. Kaynağın hesaplamasına göre söz konusu varlıkların değeri yaklaşık 85 milyar dolara ulaşıyor. Buna rağmen kimse ilgili cüzdanların özel anahtarlarını kimin kontrol ettiğini bilmiyor.
Bir gün bu Bitcoin’ler hareket ederse piyasada ciddi soru işaretleri oluşabilir. Yatırımcılar Satoshi’nin geri döndüğünü veya başka birinin cüzdanlara eriştiğini düşünebilir. Ancak bir transfer, tek başına satış yapıldığı anlamına gelmez. Belirsizlik bile piyasa üzerinde baskı yaratabilir.
Yapay Zekâ Bitcoin’in İlk Yazılımına Ulaştı
Bitcoin’in geçmişine ilişkin yeni araştırmalar, yapay zekânın teknik kapasitesini de gösteriyor. Geliştirici T4T5, Anthropic’in Claude modelini kullanarak 2009 tarihli Bitcoin yazılımını yeniden oluşturdu.
Ortaya çıkan dosya, korunan orijinal yazılımla bayt düzeyinde eşleşti. Ancak araştırma önemli bir boşluğu henüz kapatmadı. Bitcoin’in ilk yayın gününde kullanılan orijinal program hâlâ bulunamadı.
Claude başka bir araştırmada da eski bir kriptografi tartışmasına ışık tuttu. Model, NSA’nın sağladığı bazı şifreleme standartlarındaki gizemli sayıların kaynağını araştırdı. Bu sayıların zaman damgasına dayalı bir rastgele sayı üretecinden geldiğini buldu.
Keşif, standartlarda gizli bir arka kapı bulunduğu yönündeki eski şüpheleri azalttı. Ancak araştırma Bitcoin’de herhangi bir güvenlik açığı ortaya çıkarmadı.
Burada önemli bir ayrım var: Yapay zekanın eski yazılımları yeniden oluşturabilmesi, Bitcoin’in şifrelemesini kırabildiği anlamına gelmiyor.
Bitcoin Gelecekte Yapay Zekâ Saldırılarına Dayanabilecek mi?
Yapay zekanın kriptografi alanındaki ilerlemesi, gelecekteki güvenlik risklerini yeniden gündeme getiriyor. Araştırmacılar, daha gelişmiş modellerin bir gün matematiksel kısayollar bulabileceği ihtimalini tartışıyor. Böyle bir gelişme, açık anahtarları ortaya çıkmış cüzdanlar için risk yaratabilir.
Ancak bugün Bitcoin’in şifrelemesini pratik biçimde kırabilen bir yapay zeka saldırısı bulunmuyor. Bu nedenle geleceğe yönelik senaryoları mevcut bir güvenlik açığı gibi değerlendirmemek gerekiyor.
Milyarder yatırımcı Chamath Palihapitiya ise Bitcoin’in gelecekte hacklenebileceği ve değerini tamamen kaybedebileceği uyarısını yaptı. Bu açıklama, henüz gerçekleşmiş bir saldırıya değil, olası teknolojik risklere işaret ediyor.
Bitcoin, Satoshi’nin ortadan kaybolmasının ardından çalışmayı sürdürdü. Şimdi önünde farklı bir sınav var. Merkeziyetsiz topluluk, gerçek bir tehdit ortaya çıkmadan güvenlik değişiklikleri üzerinde uzlaşabilecek mi? Bitcoin’in geleceğini belirleyebilecek sorulardan biri bu.
Bu içerik genel piyasa verilerine dayanır ve yatırım tavsiyesi değildir. Kendi araştırmanızı yapmanızı öneririz.
Son Dakika kripto para haberleri için hemen tıkla.